Contrails ve Chemtrails farkı nedir ? 11 Aralık 2025, 15:31
Uçakların yüksek irtifada uçarken arkasında bıraktığı, merak konusu olan ve çeşitli tartışmalara neden olan izler hakkında iki temel terim contrail ve chemtrail karşımıza çıkmaktadır
Contrail, yoğunlaşma izi anlamı taşıyan ‘condensation trail’; chemtrail ise kimyasal iz anlamına gelen ‘chemical trail’ ifadelerinden türetilmiş sözcüklerdir. Zaman zaman bu iki terim arasında kavram kargaşası yaşanabilmekte, hatta bazen bir kavramı savunan kesim diğerinin varlığını komplo iddiasıyla inkar edebilmektedir. Görülen tüm izlerin kimyasal püskürtme olduğunu iddia etmek ne kadar doğru değilse bunların tamamının egzoz yoğunlaşmasından kaynaklanan izler olduğunu iddia etmek de aynı şekilde doğru değildir.
CHEMTRAILS uçakları genellikle gökyüzünde yüksek irtifalarda ve karmaşık belirsiz rotalarda uçmaktadır. İlk olarak 1970’li yıllarda görülen bu uçuşlarda ancak bir kısmı anlaşılabilmiş kimyasal bileşikler düzenli ve düzensiz aralıklarla püskürtülmektedir. Bu amaç doğrultusunda modifiye edilmiş, belli bir balast dengesi ile yerleştirilmiş likit tankları kullanılmakta ve özel tasarımlı spreyleme teknolojileri kullanılmaktadır. Püskürtülen kimyasallar havada saatlerce asılı kalarak giderek genişlemekte ve kimi zamanlar güneşi bile engelleyecek ölçüde gökyüzünü tamamen kaplamaktadırlar.
Oysaki CONTRAILS adıyla bildiğimiz kısa, beyaz ve birkaç saniye içinde yok olan izler yüksek irtifalarda belirlenmiş rotaları içinde uçan (normal) uçakların bıraktığı su buharının donarak kristalize olmasından başka bir şey değildir ve CHEMTRAILS ile karıştırılmamalıdır (Dumanol, 2017).
Dumanol A.A., ‘Gökyüzünde Uçakların Bıraktığı Ve Kaybolmayan İzler’, Türkbilimden Haberler, Türkbilim, Aralık 2017.
Contrail (condensation trail), yüksek irtifada uçan jet motorlu uçakların egzoz gazlarından çıkan su buharının soğuk hava ile karşılaşarak yoğunlaşmasıyla oluşan buz kristallerinden oluşmuş bulutsu izlerdir. Jet motorları çalışırken karbondioksit (CO₂), su buharı (H₂O) ve diğer yanma ürünlerini salar. Havadaki sıcaklık -40°C’ye kadar düşük olabildiği için bu su buharı aniden yoğunlaşır ve buz kristallerine dönüşerek gözle görülebilir çizgiler oluşturur. Bu süreçte çevredeki bağıl nem ve sıcaklık belirleyici rol oynar. (Schumann, 1996) Egzoz yoğunlaşması kaynaklı izler süratle dağılır, 1 dakikadan fazla görünür olarak kalması mümkün değildir ve ciddi risk oluşturmazlar.
Schumann, U. (1996). On conditions for contrail formation from aircraft exhausts. Meteorologische Zeitschrift, 5(1), 4–23.
Chemtrail’de ise atmosfere birtakım kimyasal maddelerin püskürtülmesi söz konusudur ve bu maddeler çok uzun süreler (saatler) boyunca havada asılı kalabilmektedir. Chemtrail (kimyasal iz) olarak anılan kavramın resmi adı Stratosferik Aerosol Enjeksiyonu (SAE) (Stratospheric Aerosol Injection - SAI) olup, jeomühendislik kapsamında değerlendirilen bir iklim müdahale yöntemi olduğu, temel amacının güneş ışınımının bir kısmını uzaya geri yansıtarak Dünya’nın yüzey sıcaklığını düşürmek ve küresel ısınmayı yavaşlatmak olduğu ifade edilmektedir. Bu, stratosfere sülfat aerosolleri gibi parçacıkların enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir (Crutzen, 2006). SAE fikri, 1991’deki Pinatubo Yanardağı patlaması sonrası gözlemlenen küresel sıcaklık düşüşüne dayanmaktadır. Patlamayla stratosfere yayılan yaklaşık 20 milyon ton sülfür dioksit (SO₂), sülfat aerosollerine dönüşerek kısa süreli (~1-2 yıl) yaklaşık 0.5°C'lik bir küresel soğumaya neden olmuş (McCormick et al., 1995), SAE bu doğal süreci yapay olarak taklit etmeyi hedeflemiştir. Bu uygulamalar ile;
- Küresel sıcaklık artışının kısa vadede sınırlandırılması
- Buzulların erimesinin yavaşlatılması
- Aşırı hava olaylarının sıklığının azalması (Keith et al., 2016)
yönünde pozitif etkiler öngörüldüğü ifade edilmektedir.
Buna karşın uygulamaların;
- Ozon tabakasına zarar riski (Tilmes et al., 2008)
- Asimetrik yağış değişiklikleri, özellikle muson bölgelerinde kuraklık (Robock et al., 2008)
- Ani durdurulması hâlinde “termination shock” yani sıcaklığın hızla geri sıçraması
- Uluslararası hukuk ve etik sorunlar
açısından ise riskler barındırdığı ayrıca vurgulanmaktadır.
- Crutzen, P. J. (2006). Albedo enhancement by stratospheric sulfur injections: A contribution to resolve a policy dilemma? Climatic Change, 77(3-4), 211–219.
- Keith, D. W., MacMartin, D. G., Kravitz, B., & Caldeira, K. (2016). A temporary, moderate and responsive scenario for solar geoengineering. Nature Climate Change, 6(3), 210–214.
- McCormick, M. P., Thomason, L. W., & Trepte, C. R. (1995). Atmospheric effects of the Mt. Pinatubo eruption. Nature, 373, 399–404.
- Robock, A., Oman, L., & Stenchikov, G. L. (2008). Regional climate responses to geoengineering with tropical and Arctic SO₂ injections. Journal of Geophysical Research: Atmospheres, 113(D16).
- Tilmes, S., Müller, R., & Salawitch, R. (2008). The sensitivity of polar ozone depletion to proposed geoengineering schemes. Science, 320(5880), 1201–1204.
Sasha Madronich ve ark., (2018), Stratosferik SO2 enjeksiyonlarının sülfat aerosolleri oluşturmak üzere iklimi değiştirmesi, dünya yüzeyine ulaşan güneşten gelen ultraviyole ve görünür radyasyonun spektral ve açısal dağılımlarını değiştirebilir ve bu durum çevresel fotobiyoloji ve fotokimya üzerinde potansiyel sonuçlar doğurabileceği konusunda çalışmalar yürütmüşler, yaptığı bilimsel analizlerin sonucunda en önemli olarak; değişimlerin küresel ölçeklerde meydana geldiği ve yıllarca devam edeceği, UV ve görünür gökyüzündeki bu tür belirgin değişimlerin insanları ve ekosistemleri nasıl etkileyeceği konusunda daha derin çalışmalara ihtiyaç duyulduğu konusunda endişe duyulduğuna vurgu yapmışlardır.
Sasha Madronich v.d, (2018), Stratosferik SO2 Enjeksiyonlarına Yüzey Ultraviyole ve Görünür Radyasyonun Tepkisi, Atmosferik Kimya, Gözlemler ve Modelleme Laboratuvarı, Ulusal Atmosfer Araştırmaları Merkezi, Boulder, CO 80307, ABD
https://doi.org/10.3390/atmos9110432 (Erişim Tarihi:15.12.2025)
- Marvin Herndon, Şubat 2016 tarihinde, bir uçaktan bırakılan ve Michigan, Harrison Township'te (ABD) yedi konut ve araca düşen kimyasal maddeyi "havadan bırakılan maddeyi" analiz etmiş ve elde ettiği sonuçlardan maddenin amaçlanan kullanım amacına ilişkin çıkarımlarda bulunmuştur. “Havadan bırakılan malzeme”nin, bir dereceye kadar doğal kriyokonite benzediği ve güneş ışığını emen, buzul eriten ve küresel ısınmaya katkıda bulunan koyu gri rengi veren kömür uçucu külü ile bu maddeden esinlenilmiş gibi göründüğünü beyan etmiştir. Araştırmanın sonuçlarının, buzulların erimesini hızlandırmak ve böylece küresel ısınmayı hızlandırmak için kasıtlı bir çabaya işaret eden kanıtlar sunduğu, eğer öyleyse, araştırmanın dünya çapında gözlemlenen troposferdeki günlük partikül aerosol püskürtmesinin net etkisini güçlendirdiğini ifade etmiştir. Dünya çapındaki bilim insanlarının, dünya'nın iklim sistemi, dünya'nın biyotasının bütünlüğü ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerinin son derece tehlikeli olabilecek bu gizli jeomühendislik faaliyetlerine ilişkin tam ve açık bir soruşturma çağrısında bulunması ve talep etmesi gerektiğini vurgulamıştır.
- Marvin Herndon, (2017), “Küresel Isınmaya ve Buzulların Erimesine Yol Açmaya Yönelik Kasıtlı Çabaların Bir Göstergesi”, Transdyne Corporation, 11044 Red Rock Drive, San Diego, CA 92131, ABD.
https://journaljgeesi.com/index.php/JGEESI/article/view/167 (Erişim Tarihi:15.12.2025)
Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. İ.Hamit Hancı 11.10.2025 tarihli ‘Bu da mı gol Değil?’ başlıklı yazısında, “Florida Eyaleti 2025 Yasası – SB 56. Jeomühendislik ve Hava Durumu Değiştirme Faaliyetleri Hakkında Yasa ile; yıllardır komplo teorisi diye görmezden gelinen hava modifikasyonları/chemtrails uygulamalarının yasaklandığını ve uymayanlara ağır yaptırımlar uygulanacağını belirtmiştir. Söz konusu yasa, “eyalet sınırları içinde, atmosferin sıcaklığını, hava durumunu, iklimi veya güneş ışığının yoğunluğunu etkilemek amacıyla herhangi bir kimyasal, kimyasal bileşik, madde veya cihazın her ne şekilde olursa olsun atmosfere enjekte edilmesi, salınması veya dağıtılması yasaktır” ifadesi ile bu eylemlerin varlığının kabul edilmiş olması bakımından büyük önem taşımaktadır.
https://www.ngazete.com/buda-mi-gol-degil-4555yy.htm (Erişim Tarihi:15.12.2025)
Dr. Havva Çuhadar Yekrek, 2.Chemtrails ve Dünyada İklim Savaşları Sempozyumu’nda, stratosferik aerosol enjeksiyonu ile atmosfere salınan maddeler ve etkileri hakkında aşağıdaki değerlendirmeleri sunmuştur. Yazının tamamına sempozyum kitabından erişebilirsiniz.
Sülfat Aerosolleri (Sülfür Di-oksit - SO₂)
- En yaygın önerilen madde - Volkanik patlamaların doğal olarak yaptığına benzer bir etki yaratır.
- Stratosfere püskürtüldükten sonra sülfat aerosollerine dönüşerek güneş ışığını uzaya yansıtır.
Kalsiyum karbonat (CaCO₃)
- Sülfata alternatif olarak düşünülmektedir. Asidik etkisi daha az olabilir ama atmosferdeki davranışı ve etkileri daha az bilinmektedir.
Alüminyum Oksit (Al₂O₃)
- Bazı araştırmalarda incelenmiştir, ancak toksik etkiler ve çevresel belirsizlikler nedeniyle dikkatle yaklaşılmaktadır.
4.Titanyum Dioksit (TiO₂)
İnsan Sağlığına ve Doğaya Olası Zararları: İnhalasyon (Solunum yoluyla maruz kalma):
- Solunabilir partikül formu (özellikle nano boyutta), akciğerlere zarar verebilir.
Yekrek H.Ç., (2025), ‘Chemtrails ve Dünyada İklim Savaşları Sempozyum Kitabı’, 308-311, Çizgi Yayınevi, ISBN: 9786253965822
Özlem Büyükakın’ın, ‘Chemtrails ve Dünyada İklim Savaşları Sempozyum Kitabı’nda yer alan ‘Gökyüzünde Neler Olduğunun Farkında mısınız?’ başlıklı yazısında yazısında; hava modifikasyonunda kullanılan kimyasal, metal, polimer, küf- mantar gibi biyolojik maddeleri gösteren patent örnekleri sıralanmıştır:
- Hava modifikasyonu amaçlı; “Tek tip Büyüklükte (İnce) Parçacık Üretme Aracı”. Kullanılan maddeler; gümüş iyodür ve aseton. (Patent no: US3788543 Yayın tarihi: 29.01.1974)
- Piroteknik Bulut Tohumlama Karışımı; gümüş iyodür, alüminyum, magnezyum, bağlayıcı olarak epoksi reçine ve aşağıdaki etki arttırıcı bile-şiklerden seçilenler (heksaklorobenzen, heksabromobenzen, pentakloro-benzen, pentabromobenzen, tetraklorobenzen, tetrabromobenzen, hexach-lorocyclohexane, hexabromocyclohexane, heksakloretan, hexabromoet-hane ve bunların karışımları) (Patent no US4096005A Yayın tarihi 20.06.1978)
- Küresel Isınmayı Azaltma Amaçlı Stratosferik Welsbach Tohumlama (10- 100 mikron ölçülerde alüminyum oksit, toryum oksit gibi toksik metal oksitlerin yeryüzünden 7- 13 km yükseklikten püskürtülmesinin patentidir. Patentte uygulama örneği olarak söz konusu metal oksit parçacıkların uçak yakıtı aracılığıyla püskürtülmesi geçmektedir.) (Patent No. US5003186 Yayın tarihi 26.03.1991.
- Liken ve Küf/Mantar ile Buz Çekirdeklenme Faaliyetinin Artırılması: Bu buluş likenler, mantarlar, likenler mantarlardan üretilmiş buz çekirdekleri kullanılarak sıvıların ve gazların buz çekirdeklenme faaliyetinin artırılması ile ilgilidir. Özellikle kar yapımı, bulut tohumlama veya diğer endüstriyel so-ğutma ve dondurma süreçleri için kullanışlıdır. (Patent no. US5169783A Ya-yın tarihi 08.12.1992): Rhizoplaca, Xanthoparmelia, Xanthoria, Platisma-tia, Acarospora, Leptogium, Psora, Letharia, Peltigera ve Usnea.cinsi, An-tarctic endolith, Cladonia, Pertussaria, Lecanora, Phaeographis vb.
- Bulut Tohumlama Metodu; potasyum klorat ve potasyum perklorat ile (Patent no: US5357865- Yayın tarihi: 25.10.1994)
- Hava Durumunu Değiştirme Metodu: Bir fırtınadaki yağmur bulutları-nın tohumlanması ile ilgilidir. Çapraz bağlı su tutucu polimerler (çapraz bağlı modifiye edilmiş poliakrilamidler) uçakla bulutun içine serpilerek veya yeryüzünden gönderilerek tohumlanır: Fırtınanın etkisiyle bu polimer-ler yağmurla bağlanır ve kendi ağırlığının 300 katından fazla suyu emerek jel formuna dönüştürür. Böylelikle bulutların yağış yeteneği azaltılır (Patent No: US6315213 Yayın tarihi: 13.11.2001).
- (Bangkok) Krallığı (Yapay) Yağmur Yağdırma Teknolojisi ile Hava Mo-difikasyonu; bulutun oluşturulmasını, geliştirilmesini, yağışın başlatılma-sını, bulutun istenen bir hedef lokasyonda yağdırılmak üzere bir yerden başka bir yere taşınmasını kapsar (suyun bulut formunda taşınması). Kulla-nılan maddeler: Sodyum klorür, kalsiyum klorür, üre, gümüş iyodür, kuru buz (Katı CO2) (Patent no: US2005/0056705 Yayın tarihi: 17.03.2005).
- Buz çekirdekleştirici olarak mikroorganizmalar vasıtasıyla Kar Yapımı (Patent no: US4200228 Yayın tarihi 29.04.1980)42. Buluşa göre elektrik yükünü tutma kapasitesindeki tozların avantajlarından bahsedilmekte ve ince kum; yağış vermesi istenen bulut, sis, pus vb.nin içine veya üzerinden spreylemeye uygun madde olarak sayılmaktadır.
Büyükalın Ö., (2025), ‘Chemtrails ve Dünyada İklim Savaşları Sempozyum Kitabı’, 245-270, Çizgi Yayınevi, ISBN: 9786253965822
Sonuç itibariyle; stratosferik aerosol enjeksiyonu (chemtrail) uzun yıllardan bu yana uygulanmakta olan bir gerçektir ve bu uygulamaların çeşitli amaçlarla yapıldığı zaten resmi olarak ta açıklanmakta, bu konuda kullanılan patentli ürünler bulunmakta, bilimsel camialarda bu konuda çok sayıda çalışma yer almaktadır. Bunun yanı sıra açıklananın ötesinde farklı amaçların da bulunması olasıdır. Geomühendislik, iklim modifikasyonu gibi çalışmaların temelini teşkil eden aerosol püskürtmelerini, egzoz yoğunlaşması (contrail) olarak basite indirgeyen dezenformatif yayınlara itibar edilmemesi gerekmektedir.
YORUMLAR
DIĞER HABERLER
-
Bulutlara müdahale iki komşu ülkeyi karşı karşıya getirdi
06 Ekim 2026, 15:48 -
ASELSAN, Bulut Tohumlama için Tedarik Sözleşmesi İmzaladığını Duyurdu
08 Mayıs 2026, 10:46 -
YÜKSEL AYTUĞ Yağmurumuzu işte böyle çalmışlar
08 Mayıs 2026, 10:08 -
Gökyüzündeki kelepçe ifşa oldu! Çalınan yağmurlar belgelendi
06 Nisan 2026, 11:29 -
İklim Mühendisliği ve Atmosferik Modifikasyon Bibliyografyası
03 Nisan 2026, 09:01 -
CIA gizli hava kontrolü gündemini ortaya koyan dosyaların ardından gökyüzünü zehirli maddelerle zehirlemekle suçlanıyor
18 Mart 2026, 21:01 -
Geoengineering Watch Global Uyarı Haberi #548
08 Şubat 2026, 12:00 -
Bulut Tohumlama Bir Yapay Yağış Tekniğidir
22 Ocak 2026, 11:59 -
İklim manipülasyonunda başka neler var? – Yapay Zeka ile Analiz - Bölüm2
17 Ocak 2026, 11:26 -
İklim Manipülasyonu Komplo mu? Yapay Zeka ile Bir Analiz
15 Ocak 2026, 17:06


